Deri Tümör ve Kanserlerin Tedavisi


Tedavi şeklini seçimi, büyüklük, yerleşim, tümörün hayati organları etkileyip etkilemedikleri, histopatoloji, hastanın yaşı, genel durumu, kozmetik kaygılar ve hasta tercihi gibi faktörlere göre değişim gösterir. Farklı tedavi yaklaşımları olmasına rağmen en önemli tedavi seçeneği cerrahi olarak tümör ve kanserin alınması sonrasında oluşan defektin onarılmasıdır. Amaç, en az tümör yada kanserin tekrarını-rekürrens sağlamaktır.

a) Cerrahi; Cerrahi eksizyon, cerrahlar tarafından tümör tedavisi için en sık kullanılan yöntemdir.

b) Mohs Mikrografik Tekniği; tümör yada kanserin alınma aşamasında işaretlenerek alınmasıdır. 

c) Küretaj ve elektrodesikkasyon; Küretaj ve elektrodesikkasyon, cerrahi olmayan branş hekimlerince BHK tedavisinde en sık kullanılan yöntemdir. Lokal anestezi altında, taban ve cerrahi sınırlar da dahil olmak üzere lezyonu kazımak için geniş bir küret kullanılır. Daha sonra defekt alan içindeki veya çevresindeki 1-2 mm’lik dokuyu yakmak için elektrodesikkasyon kullanılır. Oluşan eskar da eksize edilir ve işlem bir kez daha tekrarlanır. Yara  granülasyon, kontraksiyon ve sekonder iyileşmeye bırakılır. Tümörler küçükse (

d) Kriyotedavi ( Sıvı Nitrojen); Sıvı nitrojenle BHK ve YEHK tedavisinin, kanamanın olmaması ve oluşan skarın az olması gibi avantajları vardır. Patolojik inceleme için preparatın alınmaması, iyileşmesinin haftalar alabilmesi ve müdahaleyi yapana bağlı başarı oranları dezavantajları arasındadır. Dokuların görünen sınırların 4-6 mm ötesine kadar dondurulması gerekir ve büyük lezyonlarda tümör tabanındaki ısının ölçülebilmesi gerekir. Muhtemelen lezyon sınırları 4-6 mm’lik sınırın dışında yer aldığından morfeaform, infiltratif ve rekürren lezyonların bu tedaviyle kür oranları daha düşüktür. YEHK’da kür oranları BHK’a göre daha düşüktür.

e) Diğer Tedavi Seçenekleri

CO2 lazer bir lezyonun cerrahi eksizyonunda kesme ve koterize etme amacıyla kullanılabilir veya küretaj ve kriyoterapide olduğu gibi lokal yıkım sağlamak amacıyla da kullanılabilir.

Neodymium-YAG lazerin derinin daha derin tabakaları tarafından absorbe edilmesinden dolayı daha yararlı olduğu savunulmuştur.

T opikal kemoterapi, genelde 5-florourasil ( 5-FU) lokal sitotoksik bir ajan olarak etki etmekte ve lokal seviyede artmış bir immünülojik cevabın oluşturulmasını sağlamaktadır. Büyük lezyonlarda regresyon sağladığı gösterilmiş olsa da bazal hücreli nevüs sendromu hastalarında prekanseröz lezyonların tedavi ve profilaksisinde kullanılması daha uygun olabilir.

Topikal ve oral retinoidler, solar keratoz ve belki de erken BHK’lerin insidansını, epitelden kaynaklanan tümör hücrelerinde diferansiyasyonu indükleyerek gerçekleştirirler. Bu tedavilerin tümör regresyonu sağladığı fakat tam kür sağlamadığı görülmüştür. Bu hastalığa predispoziyonu olan hastalarda kullanılması daha uygundur.

İ ntralezyonel interferon alfa 2b’nın üç hafta boyunca günde 3 defa 1.5 milyon IU uygulanmasıyla %85 başarı elde edilmiş ve kozmetik sonucun mükemmel olduğu bildirilmiştir.

Fotodinamik tedavi bazal hücrelerin hemaotporfirini veya delta aminolevulinik asidi diğer hücrelere kıyasla daha yüksek oranda alması esasına dayanır. Bu özellik onları 625-630, 488 veya 514.5 nm ışığa duyarlı hale getirmektedir. Sonrasında uygulanan monokromatik ışık  selektif olarak tümör hücrelerini öldürür. Dezavantajı ise hastaların haftalarca fotosensitif kalmalarıdır.

Lenf Bezlerinin alınması

Radyoterapi

 

Dizayn