Alerjik Cilt Hastalıkları

Günümüzün modern yaşam biçimi ve tüketim alışkanlıkları ve değişen çevresel koşullar ile birlikte alerji ve ekzama cilt hastalıkları hızla artmaktadır. Bu hastalıkların nedenlerini bulmak, temel tedavi basamağı olmakla birlikte hastalıkların kronikleşmesini ve tekrarlamasını önlemek açısından çok önemlidir. Bu amaçla prick ve patch (yama) testleri gibi daha spesifik yöntemler de uygulanmaktadır.

  • Ekzamalar
  • Atopik dermatitis
  • Atopik egzama
  • Allerjik ve temas kökenli egzamalar

Allerji deri testleri, allerjene karşı duyarlılığı belirlemede gerek güvenilirliği, gerekse uygulama kolaylığı ve düşük maliyeti nedeniyle en önemli tanı araçlarını oluştururlar.

Farklı deri testleri mevcuttur. Kesin sonuca ulaşmak ve güvenilirliği artırmak için deri testlerinde mümkün olduğunca standardize alerjen ürünler kullanılmalıdır. Testlerden iyi sonuç alabilmek için uyulması gereken şartlara özen göstermek gerekir. Yanlış negatif ve yanlış pozitif sonuçların çıkabileceğini ve bunu önlemek için yapılması gerekenleri iyi bilmek ve testleri ona göre yorumlamak gerekir.

Alerji deri testleri uygulandığında deri üzerinde birtakım cevaplar oluşur. İlk önce oluşan ani tipte kızarıklık ve ödem cevabıdır.  Bunu takiben 5-6 saat sonra gelişen ve 24 saat kadar süren bir geç faz cevabı görülebilir. Geç faz cevabı ödem şeklinde ortaya çıkmaktadır.

Deri cevabının miktarı derideki allerjiden sorumlu mast hücrelerinin deriye verilen allerjene karşı duyarlılığına ve derinin mast hücresi mediatörlerine karşı duyarlılığına bağlı olarak gelişmektedir.

Deri testleri allerjik duyarlılığın belirlenmesi istendiğinde kullanılmaktadır.
Şu durumlarda kullanılması anlamlıdır:
1. Allerji belirtilerinin allerjenlerle ilişkisini ortaya koymak.
2. Atakları oluşturabilecek allerjenleri ortaya koymak ve eliminasyonu sağlamak.
3. Özel bir allerjene karşı duyarlılığın düzeyini ortaya koymak.

Allerjen duyarlılığının tespitinde maruz kalınan allerjen tiplerinin bilinmesi testte kullanılacak allerjenlerin seçimi için gereklidir. Hava kaynaklı allerjenlerin sayısı çok fazladır. Belli bir coğrafi bölgede bulunan bitki, mantar, ev içi-dışı hayvan türleri  bölgeden bölgeye çeşitlilik gösterir. Gelişmiş ülkelerde hava kaynaklı allerjenlerin dağılımı düzenli olarak belirlenmekte ve karşılaşılabilecek allerjenlerin türü bilinmektedir. Ancak ülkemizde sadece yerel raporlar bulunmakta, tüm ülke genelinde yaygın bir allerjen haritası bulunmamaktadır. Hava kaynaklı allerjen yoğunluğunu tahmin edebilmek için bir diğer yol bitki dağılımını belirlemektir. Bu amaçla botanik veya orman araştırmalarından faydalanılabilir. Bitki örtüsünün sonuçları da o yörenin allerjen dağılımı hakkında bir fikir verebilir. Ülkemizde allerjen haritalarının çıkarılmadığı bölgelerde o yörenin yeryüzü özellikleri (bitki dağılımı) ile ilgili bilgi alınarak allerjen dağılımı hakkında bilgi edinilmesi, uygun test ajanlarının seçimi açısından faydalı olabilir. Zira hastanın hayatında karşılaşmayacağı bir allerjenle test yapılması ve bunun sonucunun yorumlanması gereksizdir. Ancak allerji tespitinde kullanılan test sayısının yine bitki örtüsü kadar çok çeşitli olması gerekmez. Çünkü aynı aileden türeyen bitkiler arasında çapraz reaksiyon vardır ve aynı alt grup içinde her bir polen allerjenini kullanmak testin etkinliğini artırmaz. Dolayısı ile testte genel allerjen grupları ile duyarlılık araştırılması rutin taramada yeterlidir.

Bunun yanında en önemli adımlardan birisi hastanın öyküsüdür. Öyküde de testte kullanılacak allerjenlerin seçimi yapılabilir.Polenlerin atmosferdeki dağılımları yılın bölümlerine göre değişiklik gösterir. Ağaç polenleri erken bahar döneminde yayılır ve yaz başında sonlanır. Ot polenleri yaz başında yaygındır, yaz sonunda sonlanır. Hububat polenleri ve yabani ot polenleri ise
geç yaz ve güz döneminde yayılım yaparlar. Ev tozu akarları ve mantar sporlarının tüm yıl ortamda bulunduğu kabul edilir, ancak mevsimsel özelliklere göre değişiklikler gösterir. Mantar sporları kuru yaz dönemlerinde ve güz döneminde artış gösterir. Ev tozu akarları da nemli dönemlerde artacağından nemin arttığı dönemlerde akar allerjisi olan hastaların şikayetleri bir miktar artış gösterebilir. Bunlar göz önünde bulundurularak hastanın öyküsünden elde edilen bulgularla test panelinde kullanılması gereken allerjenler seçilmelidir.
Mantar kaynaklı allerji testlerinin standardizasyon sorunları vardır ve bu nedenle değişik ürünlerin farklı sonuçlar verdiği belirtilmektedir. Allerjenik mantarlar doğada yaygın olanları ve havada en çok bulunanları Alternaria, Aspergillus, Cladosporium ve Penicillium türleridir. Aspergillus türleri ev içinde nemli alanlarda, havalandırma cihazlarında ve ev tozunda da fazla miktarda bulunur.Diğer ev içi allerjenlerin önemli grupları ev tozu akarları olan dermatophagoides farinae ve Dermatophagoides pteronyssinus, hamam böcekleri ile evcil hayvan (kedi, köpeklerin allerjen olmadıklaeı saptanmıştır) allerjenleridir. Ev tozu akarları ve kedi için standardize allerjen ürünleri mevcuttur. Ev tozu akarları arasında da çapraz reaksiyon olduğundan ikisinin eşit miktarda karışımı test amacıyla tek başına kullanılabilir.

Yukarıdaki açıklamalar göz önüne alındığında genel olarak deri allerji testlerinde en fazla 70 allerjenin kullanılabileceği belirtilmektedir. Bu sayı polen allerjenleri için en fazla 25 olmalıdır. En az 6 adet karışım içeren allerjenle genel duyarlılık ortaya konulabilmektedir. Türkiye’nin allerjen dağılımı ve bitki örtüsü göz önüne alındığında rutin allerjen taramasında 10-15 testten fazlası genelde gerekli olmamaktadır.
Allerji testinde kullanılan ürünler;
Allerjenik ürünlerin hazırlanma yöntemleri farklılık gösterebilir. Günümüzde allerjenik ürünlerin içinde ne kadar allerjen miktarı olduğu bilinen, allerjenik bölüm dışında yapı  içermeyen standardize edilmiş solüsyonlar kullanılmaktadır. Deri testleri için mümkün olduğunca standardize allerjen ürünleri kullanılmalıdır. Aksi takdirde kesin bir sonuca varılamayabilir. Standardize olmayan ürünlerle değerlendirme yanlışlıklara yol açabilir. Standardize ürünlerde ekstreler, insanlarda deri üzerinde oluşturduğu cevaba göre değerlendirilip biyolojik etkileri ile sınıflanırlar.

Solunum yolu ile alınan allerjenler genelde bu tür ürünlerde standardize olarak sunulur. Bu standardizasyon üniteleri allerjene duyarlılığı olan kişilerde histamin cevabı ile karşılaştırılarak tespit edilmektedir. Histamin allerji belirtilerinden sorumlu proteindir. Bu deriye kontrol amaçlı uygulanır ve reaksiyonu allerji test uygulamları ile karşılaştırılır.
Gıda allerjenleri konsantrasyonları belirtilerek hazırlanmalıdır. Bu yanlış negatif ve yanlış pozitif cevap oranlarını azaltmaktadır.

Allerji test üzrünlerinin hazırlanmasında içeriklerinde bulunan gliserol deri içine uygulandığında kendisi tahriş yoluyla kızarıklık cevabı oluşturabilir. Bu durumda yanlış pozitiflik olabilir.

Deri testlerinin yine sağlıklı yorumlanabilmesi için allerjen ekstrelerinin uygun koşullarda satın alınması ve saklanması gerekmektedir.
Allerjen ekstrelerinin üzerindeki etikette hangi allerjene ait olduğu, biyolojik potensini belirten ibare ve mutlaka son kullanma tarihi olmalıdır. Ekstreler buzdolabında saklanmalı ve saklanma koşulları kontrol edilmelidir. Uygun olmayan saklama koşullarında test ürünleri özelliğini kaybedeceğinden yanlış negatif sonuçlara neden olabilir.

 

Dizayn