Keneler, Cilt ve Bulaşıcı Hastalıklar


Kene;Acari

Keneler artropod (eklem bacaklılar) ailesinin araknida sınıfının omurgalılarda kan emerek beslenen vücut dışı-ektoparazitlerdir. Böceklerden farklı olarak vücutları tek bölümden oluşur. Keneler oldukça doğurgan vektörlerdir. Sivrisinekler dışında diğer tüm eklembacaklılardan daha fazla hastalık etkeni bulaştırırlar. Bilinen 900 kene türü bulunmaktadır.

Ülkemizde keneler halk arasında sakırga, yavsı, kerni gibi isimlerle de bilinir ve 32 kene türü bulunmaktadır. Türkiye' de Ixodes soyundan "Ixodes ricinus türü özellikle cok yağışlı ve yoğun ormanlık alanların bulunduğu Kardeniz Böşgesi gibi kuzey bölgelerimizde sıktır. Buna karşılık "Amblyomma veriegatum"  türü Suriye sınırında Hatay'da, "Ornithodorus" türü Orta-Doğu Anadolu'da, "Otobius megnini" (Malatya'da, "Boophilus kohlsi" Suriye sınırında görülmüştür. Diğer türlerde "Haemaphysalis, Hyalomma, Boophilus, Dermacentor, Rhipicephalus ve Argas" tğrleri ise tüm Anadolu'da yaygın olarak bulunmaktadır.

Yumurtadan cıkan keneler larva olarak adlandırılır. Larvalar  3 cift bacaklıdır, türlere göre farklı surelerde kan emerler. Vücut değişimi yaşarlar ve 4 cift bacaklı nimfe dönerler. Nimflerde kan emip olgun kene haline gelirler. Erkek-dişi olgun keneler kan emme esnasında ciftleşir. Dişi kene doyduktan sonra toprağa düşer. Yumurtalarını taş, toprak, merada yaprakların altına toplu ve birbirlerine yapışık olarak bırakır. Ortalama yumurta sayısı 3-15 bindir. Dişi keneler yumurtladıktan sonra ölürler. Birkac hafta sonra larvalar çıkar. Kenelerin yaşam sureleri koşullara ve türlere bağlı olarak 2-3 yıl kadar uzun olabilir. Bahar ve yaz aylarında daha aktiftirler.

Kene yaşam döngüsü

Kuşlar, sürüngenler, memeliler gibi ceşitli omurgalılardan kan emerek beslenirler. Bu nedenle insan tesadufi konaktır. Kan emmeden aylarca canlı kalabilirler. Kışı ahır, duvar çatlakları, ağac kavukları, kemirgen yuvaları, toprakta geçirebilirler. Yanlarından geçen bir omurgalıdan yayılan karbondioksit, amonyak, laktik asit, çeşitli vücut kokuları, ısı, titreşim veya gölgeyi fark edebilirler ve bulundukları yerden kan emecekleri canlıya geçebilirler. Konağa geçen kene kendine uygun bir yer bulana kadar konağın uzerinde dolaşır ve genellikle boyun, koltuk altı, büklüm yerleri gibi korunaklı yerlere yerleşmeyi tercih eder. Tükrük salgısı ile deriyi duyarsız hale getirdikten sonra ağız organelinin (rostellum) kesicileri (chelicerler) ile deriyi keser ve hipostom denen kan emmeye yarayan dikensi kısmını kesi yerinden deriye dermise yerleştirir.

kenenin ağzı ve kan emme organelleri

Kan emmeye başlamadan önce zamk benzeri bir sekresyen (sement) üretip salgılar. Sement ağız organelinin deriye sabitlenmesini sağlar. Yerleşmesini tamamlayan kene anestezik, antikoagulan, vazodilatator, immunsupressif özellikteki tükrük salgısını salgılar ve kan emmeye başlar. Deride tutunmuş olarak kalma ve doyma süreleri kenenin cinsiyetine, yaşam evresine göre değişmekle beraber ortalama 7-10 gün kadardır. Kan emme sonunda ağırlıklarının 100-200 katı kadar ağırlık kazanabilirler ve doyduktan sonra konağı terkederler.

Keneler 2 aile gurubundan oluşmaktadır. Bunu dış kısmındaki kabuğun sertliği belirlemektedir. İnsanlarda hastalık oluşturanlar sert kenelerdir.

Ixodidae (sert keneler) keneler

Sert keneler sertleşmiş sırtlarında kabuk nedeni ile bu  ismi almışlardır. Dişi sert kenelerde bu sert ksısım gövdenib 1/3 ön kısmındadır. Vücudun geri kalan kısmı kan emildiği zaman genişlemeye olanak derimsi kütikula ile kaplıdır. Yumuşak kenelerde bus ert kısım yani skutum hiç yoktur.

Sert keneler

Argasidae (yumuşak keneler) keneler; 

Ymuşak keneler beslenme açısından sivrisineklere daha çok benzerler, özellikle konakları uyurken on dakika veya birkaç saatten fazla olmayan bir beslenme süreleri vardır. Yumuşak kenelerin tükürükleri çok gelişmiş olmak zorunda değildir ve bazı yumuşak kenelerin acı verici ısırıkları vardır. Kaliforniya ve Meksika’da (pajaroello), Ornithodoros coriaceus lokal acı ve yanmaya neden olan toksik ısırıkları ile ünlüdür.

Yumuşak keneler

Diğer yandan kediler köpeklerin aksine Lyme hastalığının bulaşmasında bir risk faktörü oluştururlar. Bunun sebebi belki de geyik kenelerinin köpekler üzerinde daha iyi beslenmeleridir. Kedi üzerinden iyi beslenemeyen kene özellikle nimf, beslenme tamamlanmadan ayrılarak kedinin sahibine yapışabilmektedir

Kene deride ısırdığı alanda epidermis ve dermiste koagülasyn nekrozu yapmaktadır. Saçlı deride ısırık alanında geçici alopesiye saç dökülmesine neden olmaktadır.

Keneye bağlı gelişen deri reaksiyonları ve bazı sistemik reaksiyonlar;

Kene felci; paralizisi

Kene ısırığına bağlı olan nadir bir toksikoz, kene felcidir. Daha cok Ixodes ricinus ve Rhipicephalus sanguines keneleri ile temaslardan sonra bildirilmiştir. İlk defa 1843’de Avustralya’daki koyun ve sığırlarda tanımlanmış, 1912’de Oregon’daki bir çocukta benzer bir hastalık rapor edilmiştir. Kene tükrük salgısındaki bir norotoksinden kaynaklanır. Kenenin farkedilmeden 5-7 gun gibi bir sure (ozellikle uzun saclı kız cocuklarında saclı deri yada ensede) kalması sonrasında ortaya cıkabilir. Kenenin deriye yerleşmesinden 4-6 gun sonra hastalık yorgunluk, asabiyet, anormal deri hassasiyetleri, azalmış tendon refleksleriyle beraber bacaklarda güçsüzlük, adalelerde uyum bozukluğu ve uyuşukluk, baş ağrısı, kırıklık, irritabilite ortaya cıkar ve 24 saat icinde koordinasyon kaybı gözlenir. Bacaklarda yukar doğru yayılan motor noron paralizisine ilerler. Paralizi kollar ve boyna yayılır. Konuşma bozukluğu-dizartri, yutma güçlüğü-disfaji, solunum yetmezliği sonucu %10 oranında ölüm görülebilir. Kene erken dönemde çıkarıldıında 24 saat icinde hızla iyileşme gözlenir. I. holocyclus’dan izole edilmiş ve holosiklotoksin olarak adlandırılmıştır.

Kene Isırığı Ateşi

Kenenin deride kaldığı sürece ateş, titreme, baş ağrısı, karın ağrısı ve kusma görülebilir. Kenenin çıkarılması ile 12-36 saat içerisinde tüm belirtiler gerilemektedir.

Keneye bağlı allerjik reaksiyonlar;

Kenenin deride oluşturduğu allerjik reaksiyonlar diğer artropodların deride oluşturduğu reaksiyonlara benzer. 2-10mm çaplı eritemli ödemli papüller halinde pikur reaksiyonlarına sık rastlanır. Cok nadir olarak yaygın urtiker tarzında reksiyonlar gorulebilir. Kene uzaklaştırıldıktan sonra ozellikle ağız parcacıkları deri icinde kaldığı zaman ısırık yerinde aylarca surebilen kucuk, aşırı kaşıntılı fibroz noduller (kene ısırığı granulomu) gorulebilir.

Kene ısırığı deri reaksiyonu

Kenenin neden olduğu sistemik hastalıklar

Keneyle bulaşabilen hastalıklardan ulkemizde varlığı kesin olarak bilinen ve önemli olanları;

Kırım Kongo Kanmalı Ateşi

Akdeniz Benekli Ateşi

Lyme Hastalığı dır.

Kene ile bulaşan hastalıklardan Tuleremi ise ülkemizde kenelerden daha çok su baskınları ve seller sonrası "Francisella tularensis halorcticaya" bağlıdır. 

Kenelerle Mucadele

Kenelerin doğadan eradikasyonu olanaksızdır, amac artan kene populasyonunu kabul edilir duzeye indirmek olmalıdır.

Evcil hayvanların akarisitler ile ilaclanması, yaban hayvanları ve cevre ilaclanması, konak hayvan sayısının azaltılması, kenelerin yaşam alanlarının değiştirilmesi gibi uygulamalar yapılabilir. Ancak temel olan bireysel korunmadır.

Bireysel kene korunma yöntemleri;

- Kene olması muhtemel alanlara giderken uygun giysilerin secilmesi (kenelerin kolay fark edilmesi icin acık renkte giysiler, pacaların coraplar icine sıkıştırlması gibi)

- Bocek kovucular (repellentler): Kene olması ihtimali olan yerlerde kısa sureli kalışlarda DEET(N,N Dietilmetatoluamid) %30-40, doğrudan cilde uygulandığında 2-5 saat kenelere karşı caydırıcıdır.

- Bocek olduruculer (Insektisidler): Ormanlık alanlarda uzun sureli kalışlarda %0,5 permetrin emdirilmiş elbiseler ile cadır malzemelerinin kullanımıyla 2-3 hafta suren koruyucu etki sağlanabilir.

- Ormanlık alanlarda bulunan bireylerin kendilerine sık aralıklarla kene kontrolu yapmaları onerilmelidir.

Kenenin Çıkarılması;

Vucudun herhangi bir yerine yapışmış bir kene farkedilirse en kısa surede doğru bir şekilde uzaklaştırılmalıdır.

Kenenin uzerine ceşitli solusyonların sıkılması, vazelinle kapatma, yakıcı uygulamalar kenenin sekresyonuna (kusmasına) neden olabileceği icin uygulanmamalıdır.

Uzaklaştırma sırasında kene parcalanırsa infekte kenelerden cevreye patojenler yayılabilir ve deride butunluğu bozuk alanlardan patojen girişine neden olabilir. Bu nedenle kenenin govdesini parcalamamak konusunda ozen gosterilmelidir.

Kene cıkartma işlemi icin kunt uclu dişsiz bir penset, eğri uclu bir klemp gibi keneyi parcalamadan tutabilecek ozellikte bir alet kullanılabilir. Kene deriye tutunduğu ağız organelinin hemen uzerinden (deriye en yakın olduğu yerden) tutarak hafif bir cekme uygulayarak yukarı doğru veya çivi cıkartır gibi sağa-sola hafifce oynatılarak veya saat yonunun tersi istikamette cevrilerek kenenin deriden ayrılması sağlanır.

kenenin çıkarılması

Kene alındıktan sonra bolge antiseptikle silinir. Cıkartılan kene patojen yonunden değerlendirilmeye gidecekse boş bir tupe, imha edilecekse alkol dolu bir tupe bırakılır.

Cıkarma esnasında ağız organelinin deri icinde kalması durumunda, kitin yapının bulaşıcılık acısından herhangi bir onemi olmadı icin ozel bir uygulama yapmak gerekmemektedir.

Kenenin cerrahi yolla cıkarımı, kriyoterapi uygulaması gibi yontemler hem zaman hem ekonomik yonden gereksiz işlem grubunda de.erlendirildikleri icin yapılmaları onerilmemektedir. Ayrıca her iki yontemin skar komplikasyonu olabileceği, kriyoterapide donan kenenin uzaklaştırılırken parcalanma olasılığının artabileceği de akılda tutulmalıdır.

 

Dizayn