Paronişya, Paronişi

Paronişya, Paronişi

Eller vücudun dış temasının en fazla olduğu, mikroorganizmaların ve kimyasalların en yoğun temas ettiği anatomik alanlarımızdır.  Mikroorganizmalar içerisinde bakteriler en fazla olanlardır. Tırnaklar bakterilerin nerede ise limanı gibidir. Tırnak estetiğinde kullanılan takma tırnaklar bakterilerin çoğalması için daha uygun bir ortam sağlamaktadır. Bunlarda ve tırnakları uzun olanlarda el yıkanırken özel el ve tırnak yıkama fırçaları ve sıvı sabunlar kullanılmalıdır.

Tırnak çevresindeki deri katlantısının iltihaplanmasına paronişya denilmektedir. 

Paronişya nedenleri;

Genel sistem hastalıkları

Kollajen doku hastalıkları Histiocytosis X

Ensefalitis Lösemiler

İskemi  Nöropatiler

Sarkoidozis Stevens-Johnson sendromu

Toxic epidermal nekrolizis Vaskülitler

Çinko eksikliği 

Cilt hastalıkları

Acrodermatitis enteropathica Temas egzaması

Darier hastalığı Dyskeratosis congenita

Hallopeau’s acrodermatitis  Tırnak batması

Liken Planus Pachyonychia congenita

Parakeratosis pustulosa Pemfigus

Psoriasis Reiter sendromu

Radiodermatitis Yellow nail(Sarı tırnak) sendromu

Enfeksiyon

Akut paronişya 

Viral(Herpes-uçuk)      Bakteriyal

Mantar       Parazitik(Leishmaniasis, Şark çıbanı)

Kronik paronişya 

Mantar Mikobakteriyal 

Syphilitic

 İlaçlar

Retinoidler Antiretroviraller

Sitotoksikler

 Kozmetikler

Travmalar         Epoxy resin dermatitis

       Mesleki nedenler 

Bakteriyal enfeksiyon etkenleri paronişyanın en sık nedenleridir. Bunlardan en önemlisi ülkemizde salgınlar yapması nedeni ile anthrax-şarbondur. Bacillus anthracis bakterilerinin özellikle hastalıklı hayvanlarla temas ile bulaşmaktadır. Ağrısız bir ülserasyon gelişmekte ve sonrasında koyu bir skar dokusu ile bu iyileşmektedir. Tedavi penisilin gibi antibiyotik kullanımı ve cerrahi temizliktir.

Paronişya enfeksiyon ile birlikte lanfanjit, tromboflebit, daktilitis ve LAP neden olmaktadır. 

 Akut Paronişya

Paronişya klinik süresi 6 haftadan kısa ise buna "Akut paronişya" denilmektedir. Sıklıkla bir tırnakta olmaktadır. Paronişyada birçok tırnak tutulumu kronk paronişyada gözlenmektedir.

Akut paronişya alerjik kontakt egzama, kontakt irritanlar, sabit ilaç reaksiyonu, dishidrotik dermatitis, yüksek doz methotraxate, kanser ilaçları, retinoidler, antiretroviral ilaçlar, monoclonal antikorlara bağlı olarak gelişebimektedir. Herpes kaynaklı uçuk gelişimi ile akut paranişi gelişmektedir. Burada daha çok bakteriyel kökenli paronişyadan bahsedilecektir. Stafilokok aureus, streptokoklar ve pseudomonas en sık bakteriyal etkenlerdir. Prevotella bivia paronişyada nadir görülmektedir. Ancak osteomyelitise neden olması nedeni ile önemlidir. Mantarlar içerisinde Candida albican en sık akut paronişya yapan etkendir. 

Tırnak çevresindeki derinin travması, aşırı sert yapılan manikür uygulamaları deri bütünlüğünün bozulması ile bakterilerin bu alana tırnak ünitesine yerleşmesine neden olmaktadır. Tırnak çevresinde ani başlayan ödem,  gerginlik ve ağrı gelişmekte hatta iltihaplı akıntı gelişmektedir.

Özellikle parmak emen çocuklarda ve tırnak yiyenlerde daha sık akut paronişya gözlenmektedir. 

Tedavi

Ilık serum fizyolojik yada aluminum acetate içerisinde problemli tırnak 10-15 dakika bekletilmektedir. Günde 2-4 kez bu tekrarlanmalı ve enfeksiyon geçene kadar bu tekrarlanmalıdır. 

Paronişya alanına mupirocin yada polymyxin B-bacitracin içeren pomadlar yukardaki ılık pansuman sonrası uygulanmaktadır.

Geniş spekturumlu ve özellikle antistafilokokal antibiyotikler 5-7 gün kullanılmalıdır. 

Abse ve püy gelişen olgularda hafif insizyon ve sonrası direnaj yapılabilir.

Ödem için parmağın elevasyonu ve immobilizasyonu yapılmaktadır.

Kronik Paronişya

Paronişyanın 6 haftadan daha fazla devam etmesi durumuna "Kronik paronişya" denilmektedir. Akut forma göre en fazla neden ellerde ve parmaklarda ekzamalardır. Eğer paronişya sedef, ekzama yada diğer sistemik hastalıklara ve ilaçlara bağlı olmaksızın gelişti ise buna basit kronik paronişya denilmektedir.

Kronik paronişyada kutikulada fiziksel yada fonksiyonel hasar bulunmaktadır. Kutikula tırnağın üst deri katlantısından gelişmekte ve burada tırnak plağına sıkıca tutunmaktadır. Bu doğal savunma sistemi tırnak çevre dokuları ve özellikle matrixi dış etkenler ve mikroorganizmalar karşı korumaktadır. Kutikula manikür, iritanlar ve kişi tarafından fazla oynanmasına bağlı olarak hasarlanmaktadır. Üst tırnak katlantı derisinde ve kutikulada maserasyon ve yabancı cisimler kronik enfeksiyonda asıl nedenlerdir. Çocuklarda parmak emme asıl neden olabilmektedir. Kötü deri hijyeni rol oynamaktadır. Travma dışında kimyasal madde temasıda gözlenebilmektedir.

Bazı meslek guruplarında daha sık ortaya çıkmaktadır. Örneğin bahçıvanlarda, berberlerde, fırıncılarda, çocuk bakan anne ve bakıcılar gibi. 

Burada sonradan gelişen enfeksiyon sıklıkla candida ve düşük güçlü bakteriler neden olmaktadır. Candida kaynaklı paronişyalarda ağız ve kalın bağırsakta candida yoğun bulunmaktadır. Bazen Escherichia coli, Proteus, Klebsiella da neden olabilmektedir. 

Sıklıkla en dominant kullanılan el parmaklarında gözlenmektedir. Tipik klinik tırnak çevresindeki dokunun ödemli olması ve tırnak plağında birkaç mm genişliğinde ve tüm tırnağı enlemesine tutmayan tırnakta ayrılmaların olmasıdır.

Tedavi

Arttıran faktörlerin eliminasyonu ilk tedavi basamağıdır. Bu amaçla irritant ve travmalardan uzak kalınmalıdır. Kutikulanın temizlenmesi özel kutikula temizleyicileri ile ve dikkatli yapılmalıdır.

Birkaç hafta ödem ve inflamasyonun azaltılması için orta güçlü bir kortizon krem kullanılabilir. 

Antifungal ve antibakteriyal pomadlar birlikte uygulanmaktadır. 

Vinyl eldiven ve altına pamuklu eldiven giyilmelidir.

Asitik tüm meyva hatta domates gibi ürünlerle olan temastade bile eldiven kullanılmalıdır.

Eller ve tırnaklar soğuk ve rüzgarlı havadan korunmalıdır.

Iyileşme olanan kadar tırnak kozmetikleri kullanılmaz. 

Sistemik antibiyotik olarak sefalosporin yada ciprofloxacin kullanılabilir.

Tırnak üzerine clotrimazole ve sulconazole içeren solüsyonlar günde 2-3 kez uygulanbilir. Ciclopirox antibakteriyel,antifungal ve antiinflamtuar olması nedeni le günde 2 kez kullanılabilir. 

Itrakonazol yada flukonazol sistemik verilebilir.

·       Topikal, sistemik yada IL kortizon kullanıabilir.

·       Dirençli olgularda cerrahi eksizypn lazer ablazyon yapılablir.

·       Tedaviye cevap vermeyenler exositoz, SCC Bowen düşünülmelidir.

 

Dizayn