Derinin anatomisi

Deri epidermis, dermis ve deri altı dokusu-pannikulus olmak üzere 3 tabakadan oluşmaktadır. Deri ve derinin tabakalarının kalınlığı vücudumuzda anatomik bölgelerine göre değişmektedir. Örneğin epidermisin en ince olduğu alan 0.1 mm ile göz kapaklarımızdır. En kalın olduğu yerler ise1.5 mm ile el içi ve ayak tabanıdır. Dermisin en kalın olduğu yer sırt derisidir.

Epidermis; derinin en dış tabakasıdır ve çoğunlukla keratinosit olarak isimlendirdiğimiz hücrelerden oluşmaktadır. Damarsal yapılar içermez. Kalınlığı  vücut bölgesine göre değişmektedir ve su içeriği kalınlığını değiştiren bir faktördür. Epidermiste keratinositler dışında Melanosit, Langerhans ve Merkel hücreleride bulunmaktadır. 

Keratinositler protein yapısında keratin yapmaktadır.

En alt yani dermis ile komşu katmanda keratinositler bölünerek üst katmanlara atılmaktadır. Alt katmanlarda canlı keratinositler en üst katmanda ölmekte ve deriden dökülerek atılmaktadır. Bu sürece keratinizasyon döngüsü-turnover denilmektedir. Normal bir insanda bu süreç 28 günüdür.

13

Epidermis 5 alt tabakadan oluşmaktadır.

1. Stratum basale

2. Stratum spinosum

3. Stratum granulosum

4. Stratum lucidum

5. Stratum corneum

7

Dermis; epidermal tabakanın altında, cildin ikinci tabakasıdır. Bu tabaka daha kalındır. Dermis ana bileşenleri olan kolajen ve elastin lifleri vardır. Epidermis ile karşılaştırıldığında, çok daha az sayıda hücre ve çok daha fazla lif bulunmaktadır. İki alt katmanı bulunmaktadır.
1. Papiller tabaka; epidermisten sınırları belirgin olan bu tabaka gevşek bağlı doku, sinir lifleri, kılcal, su ve büyük miktarda fibroblastlar içerir. Kolajen lifler daha ince bir ağ tabakası içermektedir.
2. Retiküler tabaka; dermisin alt kısmını oluşturmakta ve hypodermise geçiş alanıdır. Daha yoğun ve kalın bir lif ağına sahiptir ve daha az sinir lifleri ve kılcal içerir. Bu alt katmanda kolajen lifleri kalın demetler halinde toplanır ve çoğunlukla cilt yüzeyine paralel hizalanmıştır.

Dermis; derinin elastikiyet ve direncini sağlamaktadır. Destek dokunun temel yapısını fibroblast hücrelerinin yaptıkları kollajen ve elastin fiberleri oluşturmaktadır. Bunlarda kollajen en önemlisidir. Derinin strese karşı direncini sağlamaktadır. Elastin derinin elastikiyetini sağlamaktadır.

6

Dermiste damarlar üst ve alt olmak üzere iki ağ tabakası yapmaktadır.

Dermiste düz kaslarda bulunmaktadır. Bunlar "erektör pilli kası"(soğuk ve streste kılların diken diken olmasını sağlamakta), dış genital organlarda(yumurtalık derisinde var ve soğukta testislerin yukarı hareketini sağlamaktadır) ve meme başına yakın bulunan kaslardır. Dermiste çizgili kaslar boyundaki platysma kası, yüzde mimik kaslarıdır.

Dermiste sinir dokusu; Deri vücudun dışa açık en geniş organıdır ve dokunma, basınç ve ağrı duyusunu algılayan duyu yapıları bulunmaktadır. Örneğin; "Meissner corpuscle"; dokunma duyusunu beyine taşır ve daha çok el içi ayak tabanında bulunmaktadır. "Vater-Pacini corpuscle"; basınç duyusunu beyine iletmektedir. Vücut ağırlığını taşıyan anatomik alanlarda ve genital organlarda bulunmaktadır.

Deri altı doku-hypodermis; derinin en alt tabakasıdır. Liposit ismini verdiğimiz hücrelerden oluşmaktadır. Lipositler küçük bölmeler yapmakta bunlara panniculus denilmektedir. Endokrin görevleri androjenleri östrojene çevirmektir. Leptin yaparlar bunlarda beyinde tokluk hissini sağlamaktadır.

1

Deride keratinositler dışındaki hücreler;

Melanositler; Epidermis ile dermisin birleştiği (dermo-epidermal birleşme) yerde keratinositler arasında yer alırlar ve ahtapotun kolları gibi epidermis üst katmanlarındaki keratinositlere uzanırlar. Yaptıkları melanin pigmentini bu hücrelere taşırlar. Melanin keratinositlerin çekirdekleri üzerinde konumlanarak güneşe karşı hücre kromozomlarını korumaktadır

3

Merkel hücreleri; oval şekilli, dermo-epidermal birleşme alanında yer alan mekanik basıncı algılayan ve beyine ileten reseptörler taşıyan hücrelerdir. Parmak uçlarında, dudakta, ağız içerisinde ve saç folliküler kılıflarında yer almaktadır.

Langerhans hücreleri; kemik iliği kökenli hücreleridir ve deride dermo-epidermal üzerinde epidermis içerisinde bulunurlar. melanositler gibi dendritleri var. İmmün sistem- savunma sisteminin parçasıdır.

3

Mast hücreleri; derinin allerjik reaksiyonlarından sorumlu hücrelerdir.  

Deri ekleri;

Ekrin ter bezleri; Vücudun ısı düzenlenmesinden sorumludur. Vücutta 2-3 milyon kadar ekrin ter bezi bulunmaktadır. Sıklıkla el içi ve ayak tabanında olmakla birlikte sırtta yoğun bulunmaktadır.

Günlük terleme miktarı 10 litreye kadar ulaşabilir. Bunun % 99 su, % 0.5 mineral tuzlar (potasyum klorür,demir vs) % 0.5 üre ve organik maddeler (kreatinin, ürik asit...) içermektedir. Terde kana göre daha az düzeyde glükoz, laktik asit, alkol ve eter bulunabilmektedir.

Terdeki üre miktarı kandakine oranla yaklaşık 2 kat fazla amonyak miktarı apokrin terdekine oranla 10 kat azdır. 

sweat gland

Apokrin ter bezleri; ter bezi olarak isimlendirilsede asıl görevleri vücut ısı düzenlenmesi değil kişiye özgü kokunun yapılmasıdır. Ekrin ter bezlerine göre daha az sayıdadır. Başlıca koltuk altı, göbek deliği çevresi  ve kasıkta bulunmaktadır. Bu bezlerin kanaları vardır ancak direkt deriye açılmazlar. Sebase bezin kanalının hemen üzerinde pilosebase ortak kanala açılmaktadır. Ergenlik döneminde hormonların etkisi aktif hale gelmektedir. Hakimiyet alanının işaretlenmesi, uyarı ve tehlike sinyali, cinsel cezbedici gibi hayvanlarda rolleri bulunmaktadır. İnsanlarda bu görevleri tam olarak açıklanmamıştır. Uyarılma sonrası 15 saniyede salınım başlamakta ancak tekrar salınımı için uzun bir süre beklenilmesi gerekmektedir. Kendisine özgü koku içeriğindeki amonyak, yağ asitleri ve hidroksi asitlere bağlı olarak ve bakteriler tarafından ortaya çıkmaktadır.

Apoekrin ter bezleri; ekrin ter bezlerine benzerler. Ancak ergenlik döneminde aktif hale geçmektedir. Koltuk altında saptanmıştır ve aşırı terlemeden sorumludur. Kişiye göre sayıları değişmektedir. Ekrin ter bezlerinden 10 kat daha fazla ter yapmaktadır.

2

Ceruminous Bezler; Cerumen adı verilen mumsu sekresyon yapmaktadır. Sadece dış kulak yolunda bulunmaktadır. Dış kullak yolunu yabancı cisimlerden korumaktadır.
Süt bezleri; Sadece meme dokusunda vardır.

Sebase bez;Sebase bezler özellikle yüz ve saçlı deride yoğundur. Buna karşın göz kapaklarının kirpiklere yakın kısmında, dudakların vermilion alanında, peniste sünnet derisinde, göğüs ucunda bulunmamaktadır. Sebum olarak tanımlanan yağı yapmaktadır. derinin bariyer fonsiyonunu üstlenmiştir. Deriden su kaybını engellemektedir. Salınımı gün içerisinde değişmekle birlikte androjenler artırmakta östrojenler azaltmaktadır. Aşırı sebum salınımına sebore denilmektedir.

5

Keratinize deri ekleri;

Kıl follikülleri;

4

Tırnaklar

Deri yüzey lipideri-yağları

Cilt yağ tabakası vücut bölgesine göre değişmektedir. Ayrıca cinsiyet ve yaş ve hormonsal duruma görede değişmektedir. Cilt yüzeyindeki yağlar deri yüzeyine lipid filmi (SSLF) adı verilen ince bir tabaka oluşturur. SSLF deriden suyun aşırı buharlaşmasını engeller ve cildin nemli ve pürüzsüz kalmasını sağlar. Asıl yapısını derideki yağ bezleri tarafından salgılanan sarımsı yağlı sıvı sebum oluşturmaktadır. Sebum içeriği vücut bölgesine göre değişir, ancak içerik olarak serbest yağ asidi% 30,% 33 trigliserit, % 15 mum, sterol esterlerinin% 5 oranında, skualen% 5 ve parafin % 7 dir. sebum salgılandıktan sonra ter ile karışır. Böylece cilt yüzeyi üzerinde bir emülsiyon haline gelmiş film elde edilir ve cilt yüzeyine yayılır. Kalınlığı vücut alanına göre değişmekle birlikte yaklaşık 0.01 'den 2.1 mikron arasında değişmektedir.

Derinin yapısındaki fiberler

Keratin , kolajen ve elastin başlıca fiberlerdir.

Keratin lifleri; epidermal hücrelerde bulunur. Dış ortama karşı alt tabakaları korumaktadır. Ayrıca su tutucu özellikleri nedeni ile deri neminide korumaktadır.
Kolajen lifleri; dermisin temel bileşenleridir . Dermisin kuru ağırlığının yaklaşık% 70 ini oluşturmaktadır. Oluşturduğu ağ ile deriye güç, gerginlik vermektedir. 3 kollajen lifi birleşerek bir kollajen paketi oluşturmaktadır. Bunlar yaşlanma, stres, güneş ve sigara ile azalmaktadır. Bu deri elastikiyetinin azalarak kırışmasına neden olmaktadır.

Elastin lifler; dermiste daha düzensiz yer alan daha ince liflerdir. Elastin lifler dermiste mevcut rastgele sarmal proteinlerdir . Bu lifler daha incedir. dermisin kuru toplam ağırlığının sadece % 2-4 dür. Elastin lifler elastik yapıdadır. 

Derinin rengi ve etkileyen faktörler;

Deri rengi görünür ışığı farklı dalga boylarında emen pigmnet maddelerine(kromofor); melanin ve hemoglobine bağlıdır.

Melanin; epidermisin baskın kromoforudur ayrıca saçtada bulunmaktadır. Melanin deride melanositler tarafından üretilmektedir. Yukarı epidermis hücrelerine aktarılır. Melanin, iki türlüdür. Ömelanin ve Feomelanin. Ömelanin siyah veya koyu kahverengi kromoforudur ve koyu renk saç ve gözlerde bulunur. Feomelanin kızıl-kahverengi kromofordur ve sarı, kızıl saç ve kıllarda bulunur. Normalde her deride ömelanin bir miktar bulunmaktadır. Melanin UV emmekte ve böylece deri hücrelerini korumaktadır.

Hemoglobin kırmızı kan hücreleri-eritrositlerde bulunmaktadır kırmızı renkli kromofordur. kanda oksijen taşımaktadır. Oksijen ile bağlı ise oksi hemoglobin denilmektedir. Aksi durumuna deoksi- hemoglobin denilmektedir. Genellikle damar içinde % 47 oksi - hemoglobin var. Oksi - hemoglobin deoksi - hemoglobine göre deriye daha açık bir kırmızı renk vermektedir.

11

 

Dizayn